Ekipman

Dünya Turunda 27 markanın ürünlerini kullanmaktayım. Sadece 4 marka dünya turuna ekipman desteği sağlamaktadır. Kron Bisiklet, Garmin Türkiye, The North Face Türkiye,  Ortlieb Bisiklet Çantaları Almanya  Bu sayfada okuyacağınız diğer 24 marka sponsorum değildir.

Sponsor olmayan markaların ürünlerini www.gurkangenc.com sayfanın reklam gelirlerinden ve sayfayı takip eden okuyucularımın yaptığım paylaşımlar doğrultusunda “Gürkan bu da senin yazarlık hakkın” diyerek gönderdikleri destekleri biriktirerek aldım. Yıllardır kimlerin destek olduğunu da tek tek şu sayfada yazdım Gürkan Genç Destek  Çalışarak, emek vererek alınmış alın teri veya bacak terinin karşılığıdır bu ekipmanlar. Nedir bu alın teri? 4.000 sayfalık yol anısı tecrübeleri Türkçe, İngilizce yazarak ve Türkçe seslendirerek bilgi ve tecrübelerimi sizlerle paylaşmaktır bahsettiğim emek. Bunun karşılığında gönülden gelen desteğe de “yazarlık hakkı” denir. Birçok kişinin düşündüğü gibi “beleşe geziyor, ekmek elden su gölden” gibi bir durum yok. Destek olan, sponsor olan da “hadi sen gez biz sana nakit para yardımında bulunalım, kafamıza göre ekipman verelim” de demedi, demeyecekler de.  Yukarıda dediğim gibi bir emek ve karşılığı vardır.

Paranın nasıl kazanıldığı, zengin misin vs vs gibi senelerdir sorulan soruları daha detaylı şekilde çok sık sorulan sorular sayfasında paylaştım. Vakit ayırıp okursanız sevinirim.   “Gürkan Genç’e sık sorulan sorular” 

DÜNYA TURUNDA KULLANDIĞIM BİSİKLET

Gürkan Genç World Tourer

(Türk firması KRON  tarafından 3 adet üretildi. Bisikletin satışı veya satışta olan benzer modeli yok)

7 borudan 7005 alüminyumdan yapıldı ve 3 defa inceltilmiş bir kadro. Kadronun esneme payının normal bir bisiklete göre %30 daha az olması süper dayanım sağlamakta. Özel inceltilmiş kaynak teknolojisi yapılan kadroda, ağırlığın bindiği bölgelerde isteğim üzerine kaynak silme teknolojisi kullanılmadı. Türkiye-Japonya turunda kullandığım profesyonel bir dağ bisikletiydi. Onun özelliklerini de alıp bu modeli daha da güçlendirdik. Ayrıca V fren için uygun donanım yapıldı. En önemli noktası da bagaj kısmında. Bu yükle çok uzun süreler ve kilometreler arazide gittiğimden dolayı haliyle vibrasyon fazla ve bisikletin arkasında yeri geliyor olan ağırlığın yanına ekstra 20 kilo daha ekleniyor (çöl ve ıssız yerlerde su ve yemek) Bu alanlara da özellikle giriyorum. Bu noktada bagaj bağlantı noktasına kırılmaması için bir şey yapmak gerekiyordu. Konuya parmağı Hollanda’da bastım. Bu bisiklette kazandığım tecrübelerle bir kadro yapmak hatta yeni bagaj sistemleri yapmak hayallerim arasındaydı. 16 Aralık 2016’da ilk defa ön bagajımı üretip kendi bisikletime taktım. 25 Eylül 2018 tarihinde de gelişen teknoloji ile birlikte ekipmanların küçülmesi sonucunda arka bagajı bisikletimden çıkartıp sele altı çanta modeline geçtim. Ocak 2019’da arkaya kendi tasarımım olan ufak bir ek bagaj ve suluk yeri yaptım. Ağustos 2019 yılında öndeki alüminyum bagajın 25.000 km sonunda metal yorgunluğundan dolayı belli aralıklarla kırıldığını gözlemledim. Bagajı kırık şekilde de yaklaşık 500km kadar kullandım. Sonrasında aynı kalıptan bu sefer bagajın çelik modelini yaptırdım ve onları kullanmaya başladım.

Ayna Kol

Tercihim 22-32-44 Shimano XT şeklinde oldu. 22’nin seçilmesi gayet açık. Yüklü bir bisikletle yıllardır nereleri tırmandığımı görmeniz internet sayfamdan mümkün. Yolumun üzerinde nerede en dik, en yüksek tırmanış alanı varsa ben oradayım! 25.000 kilometrede 1 kere aynakolda sadece değişen 32’li dişli oldu.  76.000km’de tüm seti değiştirdim.

Kaset

11-36’lık Shimano kasetler 79.000km’de 7 defa değiştirdim. 1. kaseti Almanya’da değiştirdiğimde tüm zorlu kış şartlarını geride bırakmıştı. İkinci kaseti gene XT olarak alıp test ettim ve aynı şekilde zorlu Avrupa Alpleri sonrasında gene Avrupa kışını atlatmış ve Fas’da değiştirmiştim. 3. Kaseti SLX olarak aldım Fas sonrasında fazla tırmanış yapmasam da çöl kumu bu kaseti etkilemiş daha dayanıklı olmasını beklerken bu kasette Ürdün’de bitti fakat Suudi Arabistan’a kadar kullandım. Riyad’da 4. kasete geçtim. Bu sefer Deor ile değiştirdim ve en fazla dayanan kaset deor oldu. 5. kasete Güney Amerika Şili Pucon’da geçtim. 6. kasete de Brezilya’nın güneyinde geçtim. 7 kasete 2019 Haziran ayında Peru’da Geçtim.  Arka teker göbeğinde Free Hub’ı 75.000km’de iki defa değiştirdim.

Ön ve arka Aktarıcı

Şu an her ikisi de Shimano XT. Arka aktarıcıyı 76.000km’de sadece iki defa değiştirdim. Ön aktarıcıyı bir kere 2018 yılında değiştirdim. Arka aktarıcıların dişleri 44.000 kilometrede artık tamamen bitmişti. Güney Afrika’ya vardığımda değiştirmiştim. Bir kere de arka aktarıcının tamamını Şili Santiago’da değiştirdim.

Frenler

Shimano XT, V fren sistemlerinde çift kademeli bir frenleme sistemi var. Bu yolculukta oldukça işime yarayan bir sistem oldu. Böylelikle frenlere az bir baskı ile belli bir yavaşlamayı rahat yapabiliyorum. Şu noktada Shimano XT setten oluşan bir serinin materyal olarak hafif fakat, dayanıksız ve uzun soluklu olmadığını söylemek çok büyük yalan olur! Bu malzemeler hem hafif hem de oldukça dayanıklı. Neden disk fren kullanmadığım en fazla sorulan sorulardan biri. Bu yazıyı okuyup bunu kendize sorduysanız yol anılarım okunmamıştır. Belki okumak istemezsin de. Bu yüzden daha kısa bir şekilde şu adrese yazdım: Tur bisikletçiliği tecrübeleri 

Tekerlek göbekleri ve Jant Seti

Arka teker göbeğinde Shimano XT Kullanıyorum. Fakat bu göbek 40 delikli. Nadir bulunan bir göbek. Her 30.000 kilometrede sadece göbekteki free hub kırılıyor. Bunun için de yeni bir göbek alıp sadece içini söküp kullandığım göbeğin içi ile değiştiriyorum. Mart 2013 yılında aldığım arka teker Shimano Xt Deore dış göbeğini Eylül 2019 tarinde hala kullanmaya devam etmekteyim.

Ön teker Göbeğinde 36 telli SON marka dinamo göbek kullanıyorum böylelikle elektrikli cihazları şarj edebiliyorum. Bu dinamodan üretilen elektrik bisikletin itiş gücüne yardımcı olmuyor. Yani bisiklet elektrikli bisiklet değil. Üretilen elektrikle telefon, gps, gopro, ipod, fotoğraf makinasını şarj ediyor. Dinamodan çıkan kablolar önce transformatöre gidiyor. Buradan sonra çıkış yerine takacağınız cihazın amper ve voltajına göre ayarı yapıp bağlıyorsunuz. Benim bisiklette buradan çıkan kablolar önce bir lityum pile gidiyor oradan da cihaza. Böylelikle tekerin dönmesi durduğunda şarj etmeye de devam ediyorum. Hem transformatör hem de bu lityum pilin markası E-werk. Tekerleğin dönmesini yavaşlatıyor mu? Bir Shimano Deore göbek kadar rahat dönüyor. Tekerin dönüş hızını sürüşü etkileyecek kadar yavaşlatmıyor. Elektriğin olmadığı yerlerde fazla ve uzun süreli gezen biri olduğumdan oldukça işime yarıyor. Güneş enerji paneli ve benzeri zımbırtıları daha önce kullandım. Taşıdığım panelin boyutları küçük olunca (bisikletle gidiyorum bagaj kapasitesi belli) açısıydı, konumuydu cartıydı curtuydu derken verim alamadım. Bu yüzden de güneş enerji panellerini önermiyorum. Bir ihtimal verimliliği arttıracak şekilde kendiniz tasarlarsanız bir faydası olabilir. Bunun dışında ön tekerde yer alan SON dinamo göbeğini 74.000 kilometredir kullanıyorum ve hala ilk günki gibi çalışıyor ve tekerleğin dönüş hızı da süper.

Ön Jant Seti 36 delikli Rigida Grizzly +65.000 kilometrede

Arka Jant Seti 40 delikli Koga. +74.000 kilometrede

Her iki jant seti de DT Swiss Champion 2.00 mm jant telleri takılı. 40 delikli bir göbeği DTS’nin güçlendirilmiş telleri ve Koga’nın özel ürettiği jant ile destekleyince ne telleri kolay kırılır ne de jant. Her yüke her yola gelir senelerce tel ayarı da yapmazsın.

Pedallar

Bisiklet üzerinde takılı olan pedallar Shimano XT M785. Bu pedalın en sevdiğim özelliği platform olması. Hem kullandığım kitlenebilir ayakkabıda geniş bir yüzeye basınç uygulamamı sağlıyor hem de normal bir ayakkabı ile kullanırken rahat sürmemi. Çamurda ve karda kitlenmeye ve kolay açılmaya da devam ediyor. Çölde ince kumlar aralara kaçtığından ince bir kum ezilmesi sesi gelse de yıkandığında kendine geliyor.

Maşa Amortisör

V fren ve disk fren uyumlu Horquilla MTB Monitou R-7 Pro . Alüminyum havalı maşa 1.620 gram. Kitleme mekanizması yan tarafta bulunuyor. Oldukça hassas ve gayet iyi çalışan bir maşa.

Sele

Yolculuktaki en önemli ekipmanlardan biri sele. Hepimiz bisiklette rahat bir sele ararız. 7 kıta, 84 ülke 115.000 kilometre diyorum. Eh buna hangi döt dayanır. Evet, kaba et mevzusu mühim. Üstelik benim pedli tayt giymediğimi de düşünürseniz sıkıntı. Yahu rahat edemiyorum o taytların içinde. Bir de o taytla markete falan girildi mi aboo. Herkesin gözü şeyinde. Herkes oraya baktı mı, acaba hangi pozisyonda duruyor çok mu dikkat çekiyor, düzeltsem bir türlü, düzeltmezsem bir türlü. Neyse, Türkiye’den Japonya’ya giderken basit bir sele kullanmış üstüne de jel kılıf geçirmiştim. Fakat gereksiz ağırlık yapıyordu ve zaman içinde aşınıp parçalanıyordu. Dünya turunda Brooks B17 Titanium kulanıyorum. Normal selelerin üstüne oturduğunda dötün selenin şeklini alır. Fakat bu selenin üzerine oturduktan yaklaşık 2.000 km sonra sele senin dötünün şeklini alıyor. Baskı alanı geniş olduğundan konforlu bir sürüş de sağlıyor. Uzun seyahatler yapan tur bisikletçilerinin %90’ı bu seleyi tercih ederler. Bu selenin konforlu bir sürüş sağlayabilmesi için montaj sırasında pozisyonunun ve açılarının doğru yapılması da şart. Selenin kullanma talimatında yer alan seleyi arada bir yağlayın ve derisini gerin olayını ben hiç yapmadım. Bisiklete binmediğim zamanlar selenin üzerini her zaman kutusunun içinden çıkan kılıfı ile koruma altına aldım o kadar.

Gidon

İtalyan Modolo markasının kelebek gidonunu  kullanıyorum. 2012 yılında aldığım bu modelin üretimini kaldırdılar. Oldukça memnunum. Şu anda kullandığım modele en yakın modeli Modolo Yuma.

Ön ve Arka Bagaj

Eylül 2018 yılına kadar arkada Tubus Logo Classic kullanmıştım. Fakat Güney Amerika’da yaptığım bir değişiklikten sonra arka bagajı iptal ettim. Ön tarafta kendi ürettiğim 20 kg yük taşıyabilecek kapasitede bagaj kullanmaktayım.

Yukarıda belirttiğim gibi kullandığım ön bagajın tasarımı bana aittir. Güney Afrika’da İsmail Naltı ile birlikte yaptık. Kalıplarını çıkarttık. Sonra o kalıp üstünde kendim kaynak yapıp eğip bu hale  getirdim. 2017 Ocak ayından beri kullanıyorum. Zorlu yollarda tüm testlerimi geçti, gayet sağlam ve kullanışlı, hafif. Amortisörlü bisikletler için sorun çıkarmayacak bir bagaj tasarımı yaptım. Bagajın metal yorgunluğu testini de yapıyorum. Gelecekte ömür boyu garantisi olacak bir bagaj tasarlayıp yapmaya çalışıyorum. Bu yüzden bu bagajla ilgili testlerim hala devam etmektedir.

Kask

Kask olarak Cratoni Miuro modelini tercih ediyorum. Özellikle çene altındaki bağlantı noktasının kullanımı oldukça rahat. Arka tarafında led ışık sistemi kaskla birlikte geliyor. Ön tarafta hava kanalları arasına arı ve benzeri hayvanları girmemesi için fileden ince bir koruma da mevcut.

Su Taşıma kapasitesi ve suluk yerleri 

Bisiklette tam 5 adet suluk yeri bulunmakta. Kadronun altında bulunan suluk kafesinde 3 litrelik pet şişe taşıyorum. Gövdenin içinde bulunan suluk kafesinde 1 litrelik benzin (yemek pişirmekte kullandığımda benzin ocağı için), üst tarafta da 2 litrelik termos taşımaktayım. Bisikletin arka tarafında selenin arkasına bağlı şekilde sağlı sollu 2 adet 750 ml, içleri kokmayan suluklar vardır. 1.5 litre suyu seyir halindeyken rahatça tüketebiliyorum. Ayrıca sele arkasındaki bu noktalara 1 litrelik iki şişe de koyabilirim. Bisikletin orta çantasında yemeklerime koyduğum 500 ml kenevir yağı bulunuyor. Suluklara yazın polar kılıf takıyorum. Böylelikle yazın polarları ıslatarak suyun biraz daha serin kalmasını sağlıyorum. Bisikletin gövdesinde 6.5 litre su her zaman bulunur. Buna ek olarak öndeki çantaların her birinin üstüne 8 litre su koyabiliyorum ve arkaya da 2 tane 4 litrelik su tankı yerleştirebiliyorum, böylelikle toplam su kapasitesi  22.5 litreye kadar çıkıyor.

Kullandığım Lastikler

Schwalbe Maraton 2.00 

Bu lastikleri ilk Güney Kore’de kullanmaya başladım. Orada taktığım lastikler tüm Türkiye’ye gezilerim ve şehir içi gezilerimde hiç patlamadan 10.000 km devirmişti. Lastik şehir içi kullanımı için çok iyi, arazide de hız yapmadığın sürece gayet başarılı. (bu arada bu lastiklerle dağ bisikleti yarışına da katıldığımı düşünürsek aslında hiç fena değiller) Fakat çamurda, buzlu ve karlı yollarda istediğim performansı veremediler. Ayrıca diğer lastiklere göre ağırlar. Katlayıp çantanın içine yerleştirme durumu mümkün değil. Lastiğin yapısına zarar veriyor. Uzun turlarda eğer çoğunlukla asfaltta seyahat edilecekse kesinlikle tercih edilmesi gereken lastik. Sürekli kullanımda 10.000 veya 12.000 kilometrelik bir ömrü var. 45-55 psi basınçla kullandım. Araziye girdiğimde 35-40psi’a kadar düşürdüm. Sonuç gayet iyi.

Schwalbe Maraton Mondial 2.00

Markanın tur bisikletçiliği için amiral lastiği olur kendileri. Tek lastiğin fiyatı 75$ civarlarında. İki modeli var; bir katlanabilen diğeri de yan taraflarında telleri olan. Her iki modelini de uzun süreli kullanan biriyim. İki lastik arasında haliyle ağırlık farkı var. Mondial’in lastik hamuru sert; 8.000 km sonrasında gözle fark edilir şekilde aşınmalar belli oluyor. Tabi bu aşınma araziye göre değişiyor. Lastik izindeki aralıkların fazla olması çamurlu ve kumlu zeminde yola tutunmayı arttırıyor. Fakat diken ve benzeri şeyler, yani lastiğin patlamasına sebep olacak sivri materyallerin lastiğe rahat batmasına sebep oluyor! Bu demek değildir ki lastik hep patlıyor. Lastik yapısında diken, çivi ve benzeri şeylerin kolayca içine girmemesi için içinde özel bir zırh var. Yola tutunuşu hem asfaltta hem de arazide oldukça iyi. 22 km hızdan sonra asfaltta çıkardığı ses bir süre sonra adamı deli ediyor. Yol koşullarına göre 40 psi veya 50 psi hava basıyorum. Bu lastiği kullanırken bir şey fark ettim: Bisikletteki yüklerle birlikte kullanıcının ağırlığı da eklenince, toplamda 140 kg geçildiğinde lastiğin ömrü çok daha çabuk bitiyor. İki farklı dönemde kullandım ikisinde de 5.000 km içinde 15 patlak, lastikte yırtılma ve aşınmalar oldu. Toplam ağırlık 130 kiloyu geçmediği sürece başarılı bir lastik. 10.000 km lastiği patlatmadığım dönemler de oldu. Afrika kıtasında bu lastikleri kullandım ve lastikler hiç patlamadı. Eylül 2018 tarihinden sonra Güney Amerika’da bu lastikleri tekrar kullanmaya başladım.

Schwalbe Maraton Tour Plus 2.00

Bu lastikleri Güney Amerika kıtasında kullanmaya başladım. 18 kilometre hızdan sonra asfaltta oldukça güçlü bir ses çıkartıyor. Lastik izleri çok sık bu yüzden araya ince tel diken lastiği patlatacak şeylerin girmesi çok zor. Girse de zaten bu lastikte de zırh var. Lastik izinin sık olması bir Mondial kadar arazideki tutunmayı iyi yapamıyor. Islak zeminde oldukça iyi. Katlanır modeli yok, telli modelini kullanıyorum.

Schwalbe Maraton Exterme 2.00

Dünya turumda 2012 yılının Kasım, Aralık ve 2013 Ocak aylarında Moldova, Ukrayna, Rusya bölgesinde kullandığım lastik. Hamuru yumuşak, yanlarında tel bulunmayan bir model. Böylelikle katlanıp çanta içinde fazladan yedek lastik taşıma olanağı sağlıyor. Kış aylarında karda yol tutuş iyi. Tabi burada bisikletin üzerindeki ağırlığı da göz önünde bulundurmak lazım. Boş bir bisiklette tur bisikletindeki kadar iyi yol tutmama ihtimali var. Arazi koşullarında da performansı oldukça yüksek. Fakat asfalta çıkıldığında ve 18 km hızı geçtiğim anda çok fazla ses çıkartmaya başlıyor. Bu da bir süre sonra kullanım konforumu rahatsız ediyor. Asfalt kullanımında ve sıcak havalarda lastik çok çabuk aşınıyor. Lastik izindeki aralıklar geniş olduğundan diken ve benzeri unsurların lastiği patlatma olasılığı yüksek. 45-50 psi arasında kullandım. Dünya turum sırasında arka sağ çantamda bu lastiği yedek lastik olarak bir süre taşıdım. Katlanır Mondial bulduktan sonra değiştirdim.

Schwalbe Ice Spiker

Karlı alanlarda nasıl gittiğimi merak eden birçok takipçi var. İşte bu lastik sayesinde. Evet bu bisiklet lastiğinde kış kullanımı için gelinen son nokta. Çivili lastikler. Hem karlı alanda hem de buzlu alanda yol tutuş performansı çok iyi. Bisikletin üzerindeki yükler olmadığında bile kar üstünde 20 km gibi bir hızda belli bir teknikle oldukça rahat gidiliyor. İsveç’de buz pateni sahasına girmişliğim oldu. Lastiklerin yan tarafları telsiz yani katlanma kolaylığı var. Asfaltta, karın veya buzun olmadığı arazide kullanımı doğrultusunda üzerindeki çiviler oldukça fazla hasar alıyor. Hamuru yumuşak. 2013 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında Finlandiya, İsveç, Norveç bölgesinde bu lastikleri kullandım. Gene bu lastiklerle 2013 Şubat ayında Finlandiya’da Kutup Dairesi’ni bisikletimle geçmiştim.

Scwalbe Smart Sam Plus

Bu lastikleri 2017 Kasım ayında kullanmaya başladım. Normal kullandığım tur lastiklerinden farklı olarak bir dağ bisikleti lastiği. 2.1 kalınlığında olan bu lastik oldukça dişli. Arazide inanılmaz bir yol tutuşu var. 6o km arazide 20km ortalama ile büyük kaya parçalarının olduğu alanlarda da oldukça iyi bir performans sergiledi. Bunun dışında uzun yolda genel olarak pek dayanıklı değil. Hamuru yumuşak olduğundan lastik çabuk aşınıyor. Zırhlı bir lastik olmasına rağmen lastik izleri arasında çok boşluk olduğundan asfaltta yol kenarındaki kamyon lastiği tellerinden dolayı lastiğin patlama oranı yüksek.

Yedek Parçalar

Bisiklette kullandığım parçalar zaman içinde eskidiğinden yenilemek gerekiyor. Fakat her parçanın yedeğini taşımakta mümkün değil. Bölgesel olarak neleri taşıyacağıma dikkat ediyorum. Mesela yedek bir zinciri Avrupa’da taşımak gereksiz çünkü her kasabada ve şehirde iyi bir bisikletçi bulmak mümkün. Bunun yerine zinciri birbirine bağlayan link taşımak daha avantajlı veya bir kaç bakla işimi görüyor. Fakat Afrika’da zincir taşımak şart. Gene aynı şekilde yedek dış lastik yerine dış lastik yaması Park tool Tb-2 taşımak daha iyi. Burada da aynı durum geçerli. Eğer Afrika’da pedallıyorsanız yedek lastik de şart. O halde şöyle diyebilirim. Avrupa, Güney Amerika, Kuzey Amerika kıtalarında yanımda taşıdığım yedek ekipmanlar farklı; Asya ve Afrika’da taşıdıklarım farklı. Zincir, fren papuçları, lastik, iç lastik, inner hub, kaset, fren ve vites telleri, fren ayar vidaları, vida ve pullar, gidon göbeği rulmanı, amortisör için hava basacak pompaya ek aparat. Kıtaya göre malzeme çantasını en baştan düzüyorum.

BİSİKLET ÇANTALARI

Ön tarafta yanlarda yer alan çantalar   Ortlieb Gravel Pack 25L 

Ön tarafta üstte 15 Litrelik bir adet Oritlieb Dry Bag

Ön gidon çantası 16 Litre  “Ortlieb Handelbar Basket

Kadro ortasında 4 Litre  Ortlieb Frame Bag 4L var

Sele arkasında 16 Litre Ortlieb Seat pack L

Toplamda 76 Litrelik bir bagaj kapasitesi var fakat 62 litresi düzenli kullanılmakta.

12.5 L Ön Sağ çanta; 2 Pantolon, 1 Gömlek,  2 Tshirt, 1 Şort, 1 Don, 2 çorap,  1 Şapka, Bilgisayar, Havlu, Sabun, kişisel bakım eşyası (bunun içinde küçük bir traş makinası da var) ve bir çift spor ayakkabı, 1 adet 4tb harici disk. Toplam ağırlık 5kg. Bu düzen sayesinde tek gecelik ev veya misafirlikte gerekli olduğunda yanıma alacağım tek çanta bu olur.

12.5L Ön Sol çanta: kışlık eldivenler, termal alt ve üst içlik 2 don, bisiklette yer alan tüm elektronik cihazların kabloları, yedek bayraklar, kar ve çöl gözlüğü, 2 buff, bir adet 4Tb harici disk, 1 adet 4 litre su tankı, alt-üst yağmurluk, tozluk, katlanabilir sırt çantası. Çanta dışında üstte tripod. Toplam ağırlık 5kg

16 L Arka üst çanta:  Mat, uyku tulumu içliği, şort, atlet ve yastık olarak kullandığım kışlık ceket ve çadır. Üst tarafta sandalet ve gopro göğüs aparatı; böylelikle yaz aylarında kamp kurduğumda kamp için açtığım tek çanta budur. Toplam ağırlık  3kg

15L  Ön Üst Çanta:  The North Face İnferno tulum. Bu tulum -40C tulumudur. böylelikle tek kişilik çadırla kış koşullarında da gitmemi sağlıyor. Bu tulumu termal tulum içliği ve termal kıyafetlerle destekleyince -55’e kadar yolu var. Rusya’yada kışın her daim -35C’de kamp atıp en düşük -42C’de tulum içinde kalıp rahatçana uyumuştum. Bir adet tulum içliği, 1 adet şort, 1 adet tshirt, 1 adet thermaball ceket. Toplam ağırlık  1.2kg

16L Ön gidon Çantası:  Cüzdan, Sony compact X cep telefonu, küçük bir defter, kalem, diş fırçası, diş macunu, snowpeak kaşık, GoPro 4 Black, Sony Rx100 Mark 5  fotoğraf makinası, pasaport, gözlük,  fotoğraf makinasının, Gps’in, GoPro’nun yedek pilleri, elektronik kitap Kindle Oasis, Garmin Insearch takip sistemi, Leatherman çakı, Black Dimond usb’den şarj edilen tepe lambası, Dji Drone Mavic Air, kumandası ve yedek pilleri, küçük bir hoparlör, harici pil. Toplam ağırlık 5Kg

4L Kadro ortası çanta: Bu çantaya 5kg yakın erzak alabiliyorum. 1 adet Msr su arıtma cihazı, günlük atıştırmalık yiyecekler de orada duruyor.

*Kadroda gidon altında suluk, önünde bisiklet alet çantası, onun önünde ilk yardım çantası durur. Selenin ön tarafında altında dikiş seti, çadır ve mat tamir seti var. Arkadaki sele çantasının altında tencere ve ocak durur, aynı zamanda sandaletim de orada yer alır. Bunlar da toplam 2kg

26.2 kg bagaj ağırlığı, 12 kg bisiklet ağırlığı (üzerinde güçlendirilmiş bagaj, çelik suluk ve ayaklık var), 7kg su ve benzin ağırlığı. Bisikletin toplam ağırlığı 38.2 Kg. Bu ağırlık bisikletin tam donanımlı haline yakın. Normal tur modunda 32 kg ağırlığı var.

5 mevsim koşullarında hafif ve yüksek teknoloji ile yerleşim yeri görmeden uzun mesafeler gidebilecek bir bisiklet düzeneğidir.

Ek bilgi: 5. mevsim dediğim olay çok sıcak veya çok soğuk havalardır. Ülkelerin sınırlı ve belli başlı bölgelerinde görülür.

YOL BİLGİSAYARI, GPS VE ARAÇ TAKİP SİSTEMİ

Yol Bilgisayarı, GPS elektronik harita ve Konum takip sistemi

Gps ve yol izi kayıdı 


Garmin Montana 680T  (Gidonun ortasında) 
yolculukta kullandığım GPS sistemidir. Bisikletin gidon boğazına takılı bir halde duruyor. Genellikle çöllerde ve köy yollarını tercih ettiğim zamanlarda kullandığım sistemdir. Anayol hattının nerede olduğunu haritadan görüp ara yollarda seyahat etmemi, çöl geçişlerinde su ve erzak tüketiminin idareli kullanımını, şehir merkezlerinden en kısa yoldan şehir dışına çıkmamı sağlayan yoldaki en büyük yardımcılardan biri. Ayrıca bu yolculuğun yol izi kayıtlarını tutan, nerede kaç metre tırmandım, bisikletin pedal hızı nedir, kalp atış ritmimi, kaybettiğim kaloriyi, hava sıcaklığı kısaca yolla alakalı tüm dijital verileri kayıt eden ve yolculuğun hangi koordinatlarda, mevkilerde bisikletle yapıldığını resmileştiren cihazdır! Tüm Yol kayıtları her ay Garmin Dashboard’a yüklenir! : ) Türkiye – Japonya yolculuğunun da yol izi kayıtları mevcuttur.

Yol izi kayıdı neden tutuyorum? Seyahatin verilerini rekorlar kitabına vereyim hazır bu kadar geziyorken. Hedefim dünya rekorları kırmak falan değil fakat böyle bir tur yapınca ister istemez bir kaç rekor kırıyorsunuz. Hazır kırıyorken de kayıt altına alayım. Bu kayıt olayı da çok ciddi anlamda pil tüketimini arttırıyor. 5 adet lityum yedek pili mevcut. (bu arada ufak bir detay; uluslararası gezilerde yol izi tutmak soruşturmaya tabi tutulduğunuzda başınıza dert açabilir.!) -30C^den sonra işlemcisi yavaşlıyor. Dokunmatik ekranda dokunuşları geç algılamaya başlıyor. Bisiklet üstünde -40C gördüğünde ekran buz kaplanıyor. Bisiklet üstünde -57C gördüğünde hala çalışmaya devam ediyor. Artı sıcaklıklarda 55 derece üstünde ekrana dokunulduğunda istenilen yeri açmıyor. 60 derecede hiç bir şey açmıyor ekran kitleniyor fakat yol verilerini kayıt etmeye devam ediyor. Cihazı sabah pedallarken açıyor, akşam durduğumda kapatıyorum. Her bir pil 3 gün yetiyor. Zaman içinde pillerin ömürleri bitiyor, süre azalıyor.

Garmin Vivo Active 3  Music Garmin’in akıllı saatlerinden biri. Yıllarca göğsümde nabız bandı ile gezdim. Oldukça rahatsız edici bir durumdu. Sonrasında Garmin Vivo kol bileklikleri serisini çıkardı. Bu bilekliklerde de şöyle bir sıkıntı ortaya çıktı; çok fazla doğa koşullarına maruz kalan bantların kayışlarında kopmalar oldu. Örneğin Vivosport serisi çok güzel olsa da 1,5 sene içinde bir çok kullanıcının kayışı koptu ve bu kayışları değiştiremediler. Sonrasında Vivo Activ 3 serisini çıkardılar. Öncelikle şu bilgiyi vereyim; göğüs bandı ile koldan alınan nabız arasında dijital olarak bir değer kaybı olmuyor. Her ikisi cihazda aynı değerleri veriyor. Ayrıca cihazları koşu bandı üzerinde de denedim, oradaki nabız ölçümleri de aynı çıktı. Vivo Acvtiv 3 Music benim kullanımımla 6 güne kadar pili dayandı. 7 güne kadar gideri var. Günlük kaç adım attığım, kalp ritmim, uyku düzenim, kaç kilometre yürüdüğüm veya koştuğum ve güç antremanları ile ilgili uygulamalar var. Bunun yanında Garmin ara yüzlerinden çeşitli uygulamaları telefon aracılığı ile cihaza indirebiliyoruz. Mesela artık kolumda da bir pusula taşıyorum. Su geçirmeyen bu aletin aynı zamanda GPS’i de var. En önemli olay da artık istediğim kayışı takabilmem.

Yol Bilgisayarı 

Gidon üstünde sol tarafta Gps’in yanında “Bontrager Trip 300” yol bilgisayarı kullanıyorum. Günlük tur kilometrem, hızım, ulaştığım en yüksek hız, hız ortalaması, kadans bilgileri, hava sıcaklığı, kalori bilgileri ve tur boyunca yaptığım kilometre toplamı bu minik yol bilgisayarı üstünde bulunmakta. Bisikletin üzerinden sadece büyük şehirlere vardığımda veya şehir içinde turlayacağım zamanlarda çıkartıyorum. Restoranlara, marketlere girip çıkarken; sök tak geri çıkart olayı ile uğraşmayı sevmediğimden dolayı şehir içlerinde takmıyorum. Wifi özelliği sayesinde GPS için kullandığım kadans aletinden tüm verileri alabiliyor aynı zamanda.

Neden sadece bunu kullanmıyorum? Bu cihazlarda genellikle GPS sitemi olmuyor ve yol kayıt izi tutmuyorlar. Ayrıca odometresini yani toplam kilometreyi elle değiştirebiliyorum. Eğer ortada rakamlara değer ve bir hedef varsa şu kadar kilometre yapacağım dediysem bunu kayıt altına alırım. GPS’deki kayıt sistemi kalp ritmi, tekerlek ve kadans hızı gibi verileri uydu üzerinden kayıt ettiğinden olay sayısal olarak da doğruluk kazanır ve hayal ettiğin rakamları gerçekleştirirsin. Kafana göre tahmini bir şekilde ben şu kadar kilometre yapmışım şu kadar tırmanmışım deyip GPS üzerinde oynama yapamazsın. Ne yaptıysan onu gösterir. Tahmini rakamlar yoktur! Neyse o…

Anlık Konum takip paylaşım sistemi Garmin Inreach Mini

Garmin Inreach kişisel güvenlik ve takip sistemi. www.gurkangenc.com adresinde hemen başlangıçta “Şu an Neredeyim” bölümü var. Orada “Anlık Görüntü” yazar. O alana tıkladığınız zaman dünyanın hangi noktasında pedalladığımı bu alet sayesinde görebilirsiniz. Her sabah pedallamaya başladığımda makineyi açıyorum ve akşam kamp attıktan sonra kapatıyorum. 10 dakika sinyal aralığı ile 10 gün, 30 dk sinyal aralığı ile 20 gün pili dayanır. Bu cihazı kullanmam sanırım en çok annemi sevindirdi. En azından an ve an nerede olduğumu görebiliyor. Cihaz her 10 dakikada bir sinyal atar. Benim gittiğim rotanın izini birebir çıkartmaz. 30 dakika boyunca 10 km hızla giderim sinyaller birbirine çok yakın düşer. sonraki 30 dakikada 35 km hızla giderim sinyallerin arasındaki fark açılır bu demek değildir ki Gürkan Genç vasıta kullanıyor. Ayrıca sayfaya baktığınızda sağ tarafta günün km ve başka bilgileri gözükmektedir, o bilgilerde kilometre kuş uçuşudur. https://eur-share.inreach.garmin.com/gurkangenc  Aynı cihaz üzerinde SOS yardım butonu var. Bu buton sayesinde en yakındaki acil müdahale ekiplerine ve sistemde kayıtlı olan telefon numaralarına haber verilmekte. Gene dünyanın her noktasında hava durumu raporu alıp, bulunduğum noktadan sistemde kayıtlı hazır mesajları yollayıp üstüne mesaj almama olanak sağlayan bir sistem. Her ay düzenli olarak 40$ parayı bu sistemin işlemesi için kendim ödüyorum!

KULLANILAN KIYAFETLER VE AKSESUARLAR

Mont, Pantolon, Gömlek, Tshirt, Teknik Atlet, İçlik, İç Çamaşır Ayakkabı, Şapka, Bere, Gözlük

Montlar

Yıllar geçtikçe montlar hafifledi kumaşları değişti, daha az yıpranan malzemeler yapılmaya başlandı ve çantanın içinde daha az hacim kaplayacak kıvama geldiler. The North Face Türkiye de bana çıkan bu yeni ürünleri yıllardır gönderir.

Yağmurlu ve Rüzgarlı havalarda; kullandığım The North Face Men’s Fuseform Montro Jacket . Koltuk altında çok geniş fermuarlı hava kanalları var. The  North Face yıllar içinde geliştirdiği kumaş teknolojisi ile sonunda Gore-Tex kumaştan kurtulmayı başarmış diyebilirim. İşin güzel yanı Gore-Tex kumaşlar gibi kolay yıpranacak gibi de durmuyor. Aynı zamanda wind stopper (rüzgar kesen) özelliği de var.

Soğuk havalarda kullandığım mont: Havaların soğuduğu dönemde The North Face Men’s Thermoball Full Zip Jacket. Bu montu aynı zamanda Fuseform’un içine giyerek -40 derecelik havalarda pedallamak mümkün. Mont katlanarak sol cebinde yer alan ufak çantaya sığıyor, avuç  içinden biraz büyük bir hale geliyor. Çantada yer kaplamaması açısından oldukça önemli.

Pantolonlar 

Bisiklette 4 adet pantolon bulunmakta.

Yağmurlu, soğuk ve Rüzgarlı havalarda: The North Face Men’s Venture 2 half zip. Yağmurlu havalarda pedallarken üstümde olan bu model zerre su geçirmedi. Pantolon aynı zamanda windstopper fakat pantolon esneme yapmadığından dolayı her pedal çevirişte yukarı çıkıyor. Arada kalan açıklığı Japonya seyahatinde Güney Kore’de aldığım Colombia’nın Titanium serisinden Gore-Tex tozluklarla kapatıyorum. Yağmurlu havalarda bisiklet sürerken pantolondan akan su tozluklara gidiyor ayakkabıya bile hiç değmiyor. Gene bu ürün de cebinde yer alan ufak çantaya sığıyor ve avuç içinden biraz büyük bir hale geliyor. Çantada yer kaplamaması açısından oldukça önemli.

Çok soğuk havalarda kullandığım:  The North Face’in termal alt içliklerinden kullanıyorum. Model eski olduğundan şu anda sayfalarında bulunmamakta.

Yazlık dönemde kullandıklarım: The Noth Face Men’s Paramount Trail Convertible Bu modelden iki farklı renkte bulunmakta; gri ve yeşil. Bu pantolonlar aynı zamanda şort olabiliyorlar. Islandıklarında hemen kuruyorlar. Belli dönemlerde bisiklet sürerken de bu pantolonları kullanıyorum. Ayrıca bulunduğum ülkelerde resmi davetlere bu pantolonlarla gidiyorum. Pantolonların bir başka güzel yanı diğer ürünler gibi kendi ceplerine katlanıp sığıyor ve çok küçük hale geliyorlar.

Gömlek

Bisiklette 3 adet The North Face Ventilation Long Sleeve gömlek bulunmakta. 5 senedir üzerimde hemen hemen her fotoğrafta görünen beyaz olanı zaten biliyorsunuz, ayrıca krem ve mavi renkleri de var. Çantalarda çok az yer kaplıyorlar. Çantadan çıkardıktan 10 dakika sonra ütülenmiş gibi kırışıklıkları gidiyor. UV koruması var. Koltuk altlarında ve sırtında hava kanalları var. İçe giyilen teknik malzeme ile serinlik etkisi yaratıyor. Nemli ve ıslak kalmıyor, hızlı kuruyor.

T-Shirt

3 adet t-shirt bulunmakta. Bunlardan biri Atılım Üniversitesi’nin, bir tanesi The North Face’in teknik t-shirt’ü ve bir tane de Wool Nat’ın merinos t-shirt’ü.

Teknik Atlet

2 adet The North Face Men’s better than naked atletlerinden bulunmakta. 5 senedir giydiğim beyaz gömleğin altında kullanmaktayım.

İç Çamaşır

4 adet slip Dagi marka organik kumaş iç çamaşırım kullanırım.

Şapka ve Bere

İki adet şapkam var; bunlardan biri çöl geçişlerinde ve çok sıcak havalarda kullandığım diğeri de normal zamanla kullandığım The North Face şapkaları. Bir adet The North Face bere, 3 adet Buff biri Wool Nat’ın merinos buff’ı ve bir adette The North Face kulaklık bulunmakta.

Gözlükler

Normalde her zaman kullandığım gözlük “Oakley Half Jacket 2.0” 3 farklı gözlük camı var. 1 adet şeffaf, 1 adet mavi polarize ve 1 adet kırmızı prizma modelinde cam var. Bu özel camlar yerden veya yere paralel yüzeyden gelen yansımaları engellemekte. Kırmızı gözlük camlarını sisli ve soğuk dönemlerde kullanıyorum böylelikle yerdeki buzlanmayı fark ettiriyor ve görüş mesafemi biraz daha arttırıyor. Polarize olması aynı zamanda camdaki o zaman içinde aşınmadan oluşan kötü izleri de ortadan kaldırıyor.

Kışın kullandığım gözlükler “Uvex Pocket” Bu gözlüğü çölde kum fırtınalarında da rahatça kullanıyorum. Katlanabilmesi ayrıca çok iyi. Gözlük camlarını değiştirme olanağım da var.

Ayakkabılar ve Sandalet

“Shimano XM9 Gore-tex Spd Mtb Boots” kullandığım ayakkabı. Spd kullananlar bilir ayakkabılar takır tukur ses çıkartır. Bu ayakkabıda böyle bir ses gelmiyor, vibram tabanlar Spd’den biraz daha yüksekte. Fakat arazide veya karlı bir alanda yürümek istersen kilit mekanizması çok fazla çamur ve kar biriktiriyor ve yürümemi zorlaştırıyor. Su geçirmiyor. Fakat pantolondan akan su paçalardan içeri girebilir. Bunun önüne de tozluk kullanarak geçiyorsun. Ayakkabıyı hem yaz hem kış aylarında kullanabiliyorum. -10C’den sonra soğuk havayı hissediyorsun. Ayakkabıyı yarım numara büyük alıp alt tarafına yünden bir astar yerleştirdim. Böylelikle soğuk kış günlerinde de gayet güzel korumaya başladı. Karlı ve buzlu havalarda Spd olayına hiç girmiyorum fakat onun dışında çoğunlukla pedallara kitli bir şekilde sürüşümü gerçekleştiriyorum. 365 gün bilfiil ayakkabıyı kullanınca Gore-Tek özelliğini yitiriyor. Kırılma alanlarında çatlamalar meydana geliyor. Hatta zamanla parmağımın girebildiği kadar bir delik oluştu. Bu şekilde bir teste tutulan bu ayakkabı için şunu söyleyebilirim. Performans olayı fiyatı hak ediyor. Bu ayakkabının yanında bir adet sandaletim ve spor ayakkabım var.  2 uzun termal çorap, bir bilek hizası termal çorap ve iki bilek hizası çorap vardır.

KAMP MALZEMELERİ

Çadır, Uyku Tulumu, Uyku Tulumu İçliği, Mat, Tepe Lambası, İlk Yardım Çantası

Çadır

The North Fce Triarch 1 Tek kişilik 860 gr ağırlıkta olan ve tek pol olan oldukça kullanışlı bir çadır. Arka ve ön tarafında bisikletin çantalarını koyabilecek kadar kapalı bir bagaj alanı var. Arka tarafına bisiklette 4 adet bulunan 10 litre çantaların tamamı sığıyor. İçeride eşyaları koymak için başta ve sonda iki, çadırın tepesinde 2 olmak üzere toplamda 6 göz var. Yağmurda ve saatte 21 km esen rüzgarda test ettim, başarılı. Üst tentenin altında tamamen sineklikten oluşan ikinci alan var. Yağmurluğu çıkardıktan sonra geceleri 160 derecelik açı ile gökyüzündeki yıldızlar muhteşem bir şekilde seyrediliyor. Bu çadırı ilk olarak 2016 Mart ayında kullanmaya başladım ve 2018 Şubat ayında yenisini aldım. Dikkatli temiz kullanmama rağmen bana en fazla iki sene dayanabildi.

2013 Ocak ayında Avrupa’da Rusya, Finlandiya İsveç ve Norveç’de -40 derecede, Arap Yarımadası’nda çöl fırtınalarında ve 61 derece sıcaklıkta kullandığım The North Face Mountain25 çadırımı Mart 2016’da Zambia’da Triarch 1 ile değiştirdim. TNF Mountain 25 kusursuz ve muhteşem bir çadır. Kuzey Amerika ve Sibirya’da tekrar kullanacağım.

Uyku tulumu 

Seyahat rotamı incelerseniz göreceksiniz ki en zorlu zirvelere pedallayarak çıkıyorum, en sıcak dönemlerde çölleri, en soğuk dönemlerde zirvelere veya kutup noktalarına gidiyorum. Zorlu koşulları az hastalanarak veya hiç hastalanmadan geçmek istiyorsam ekipmanım iyi olmak zorunda. Bunlardan biri de bu ortamlara uygun uyku tulumu ve uyku tulumu içliği.

The North Face Inferno seyahatlerimde yüksek derecelerde soğuklarla mücadele ettiğimden bu tulumu kullanıyorum. Tulum -40 C tulumu. Rusya geçişim sırasında çadır içinde -40 C’yi geçen soğuklarda uyudum. Su geçirmeme özelliği var. Bu tulumu battaniye gibi kullanmak biraz zor çünkü fermuar kısmı ortada ve yarıya kadar açılıyor, öte yandan kışın muhteşem bir koruma yapıyor. Fermuarın ortada olması kitap okuma bilgisayar veya telefon ile tulum içinde uğraşmamı kolaylaştırıyor. Ayrıca -40C tulumuna göre oldukça hafif.

Uyku Tulumu İçliği

Uyku tulumlarının içinde terleme olur ve bu çoğunlukla rahatsız eder. Bunu önlemek için uyku tulumu içliği şart. Ayrıca bu içlikler uyku tulumunun iç tarafını temiz tutmaya yarar. Böylelikle uyku tulumunu sıklıkla yıkamak zorunda kalmıyorum. Sadece içliği yıkıyorum. Farklı kalitelerde içlikler bulunmakta; benim kullandığım içlik Sea to Summit serisinin “Reactor Compact Plus”modeli. Bu içlik sadece 11 C bir ısı veriyor. Yani yaz aylarında sadece bu içlikle uyusam yeterli oluyor.

Mat

Kullandığım Mat “Therm-a Rest Pro Lite Apex “. Dünya turumda bu üçüncü matım; birincisi gene aynı markanın farklı bir modeliydi, bozulunca Türkiye’den arkadaşım İlker Burgaç bunu alıp yolladı kendisine teşekkür ederim. 2. matım Bolivya’da bozuldu. Her ikisinin de bozulma sebebi yoğun kullanım koşulları. Her iki matı da yaklaşık olarak 3,5 sene kullandım. Pro Lite Apex garanti kapsamında, firma Şili’ye Kuzey Amerika’dan yolladı. 580 gram ağırlığa, 5 cm yerden yükseliğe sahip. Bir önceki matıma göre tabanın su geçirmezlik olayı daha yüksek ki Botsvana anılarımı okuyanlar bir önceki matımla nasıl bir yerde uyuduğumu iyi bilir. Therma Rest All Season ile gelen ve iki kalem pille çalışan ufak bir pompayı bunda da kullanabiliyorum. Ben diğer işlerimle ilgilenirken o matı şişiriyor ve olması gereken basınçta bırakıp duruyor. Ayrıca sıcak yaz günlerinde kendime üfletmek güzel oluyor. Bu matın en sevdiğim özelliği sağa sola döndüğümde hiç ses çıkarmaması.

Tepe Lambası

Bu yolculuk boyunca 4 tane tepe lambası değiştirdim. Çoğunlukla ya kırıldılar ya da nemden sudan bozuldular. Şu anda kullandığım “Black Dimond Revolt” modelini Güney Afrika’da arkadaşım İsmail Naltı hediye etti. 3 kalem pille çalışıyor eğer kalem piler şarj edilebiliyorsa üzerinde usb girişinden direkt sarj etmek mümkün. 130 Lumen.

İlk Yardım Çantası

Tur boyunca yanımda ilk yardım çantası mevcut. Bu çantaya zaman içinde bazı ufak tefek eklemeler çıkarmalar yaptığım oluyor. Özellikle kene için bir iki ekleme yaptım. Sivrisinek ilacı, ağrı kesici, kas gevşetici ve kasık mantarı ilacı mevcut. Tırnak makası, cımbız, törpü, ucu sivri olmayan küçük makas, ishal ve kabızlık ilaçları, antibiyotik. Bunların yanında kendime serum hazırlayabilecek karışımı ishal ve zehirlenmeye karşı 4 doz hazırda bulunduruyorum. Olduğum aşılar; Difteri, Tetanoz, Japon Ensefaliti, Meningokok, Sarı humma, Tifo, H. Influenza aşısı, Pnömokok, Hepatit. Bunların dışında yanımda prezervatif de taşıyorum. (Bunu niye yazdın diye soran var. Canım benim cinsel ilişkiye girdiğinde uzvuna takacaksın ki başka hastalıklardan da korunasın. Eşek kadar adam da ayıp ayıp diye mesaj atmış. Hadi canım hadi…. Yallah!) Bu liste içinde güneş kremi bulunmuyor. Güneşte genellikle uzun kollu gömleğimi giyiyor ve yüzümü, ensemi kapatan çöl şapkası ile geziyorum. Şu zamana kadar hiç yanma sorunum olmadı. Özellikle enseyi kapatan şapka kullanılması çok mühim!! Kremi sürdüğün ten zaten yoldaki terlemeyle bir süre sonra kremi tamamen teninden kusacak bu yüzden krem sürmeye veya taşımaya gerek yok. Bunun yerine uzun kollu nefes alan kıyafetler kullanılmalı. (100$)

MUTFAK MALZEMELERİ

Kamp Ocağı, Su Arıtma Sistemi, Su Tankları, Tencere Tava, Kaşık, Çok Amaçlı Çakı, Balta

Kamp Ocağı

“Msr Dragon Fly” Bezin ve mazotla çalışır. Bakımı gayet kolay, hafif, dayanıklı, tozlu ve kumlu ortamlarda mükemmel performans, uluslararası gezilerde başkentlerde mutlaka yedek ekipmanını satan dükkan bulma şansı yüksek. Fazla yer kaplamıyor. Sağlam. Daha ne yazayım işte, uzun turlar yapacaksanız ve yakıttan tasarruf etmek istiyorsanız çözüm kendileri olur. Nokta! Şöyle bir bilgi daha vereyim. Benzin tankını ocağa bağladığınızda ocak kapalı olsun. 30 defa pompalayın. Sonra hafif bir açın ocağı benzin gelsin geri kapatın. Çakmakla yakın, önce üstteki demir parçası ısınsın. Tam sönecek gibiyken biraz daha acın iyicene o siyah is bırakan duman gitsin zaten sonrasında mavi alev kıvamı gelecektir. Ha bir de benzin şişesinin üstünde pompasını takılı bırakmak gibi acemilik yapmayın. O pompa ilerde bozulacaktır. Bunu yapan bir çok tur bisikletçisi ile tanıştım. Korkmayın elinize biraz benzin bulaşsa bir şey olmaz.

Su Arıtma Sistemi 

“Guardia Puifier” Gerçekleştirdiğim her iki turda da yanımdan ayırmadığım seramik su arıtma sistemi. Tortu, kum, çamur, bulanıklık, renk, koku, kötü tat, parazit ve parazit yumurtalarını, kurt, ağır metal iyonlarını sudan ayrıştırır ve içilecek bir kaliteye getir. Gobi Çölü’nde çişimi arıtıp tatlı sularla karıştırıp içtiğimi de göz önünde bulundurursak geriye söylenecek söz kalmıyor.

Su Tankları 

Oritlieb Su çantaları Bisiklette iki tane 4 litrelik su çantalarından bulunuyor. Yerleşim bölgelerinden çok sık uzaklaşan biriyim. Bu yüzden bu su tankları oldukça iş görüyor. Büyük plastik şişeler taşımakta oldukça iyi. Ayrıca ağız bölgesi MSR su arıtma cihazı ile uyumlu. Gene 4 litrelikleren biri ile duş alma imkanı da var.

Tencere, Tava, Kaşık 

Bu üçlü de SnowPeak serisinden oluşuyor. Trek 900 Titanium”  modeli, kaşık Snowpeak in klasik modeli. Oldukça hafif, dayanıklı ve kullanmaktan memnun olduğum ürünler. Yemeği yapıyorum tencereyi ocağın üstünden alıyorum altının soğuması çok hızlı oluyor. Çadır içinde rahatça yemek yiyorum. Gene aynı markanın çatal kaşık ikilisi “Tinanium Spork” kullanırım.

Çok Amaçlı Çakı

“Leatherman Wave”. Uzun tur yapan veya kamp yapmasını seven herkesin çantasında olması gereken önemli bir parça. Pense, bıçak ve testeresi oldukça iyi. Testere ve bıçak bölümünün kitlenebilmesi olası bir ters harekette kendini kesmeni önlüyor. Ayrıca pensesi de oldukça kullanışlı. Törpü, ufak bıçak, yıldız ve düz tornavida, konserve ve şişe açacağı, ufak bir cetvel de mevcut

Balta

Balta ilk başlarda ne işe yarar diye düşünüyordum böyle bir turda o kadar çok yerde kullandım ki ben bile şaşırdım. Çok küçük bir balta böyle turlarda fena olmuyor. Kadroda suluk yanında durur.

ELEKTRONİK EKİPMAN

Bilgisayar, Fotoğraf Makinası, Cep telefonu, Aksiyon Kamerası, Drone, Müzik Çalar, Harici Disk, Harici pil, Traş Makinası , Elektronik Kitap, Tripod, Monopod, SD kartlar

Bilgisayar

Microsoft Suface Pro 4

Özellikleri; Core i7e 6600u 2.2Ghz, 16gb Ram, 512GB SSD 12inch ekran, ağırlığı 750gram. UAG kılıfı ve Ekran koruması da mevcut.

Benim düşünceme göre Microsoft bilgisayar sektörüne bu cihazla noktayı koymuş ve budur demiştir. Masaüstü bilgisayarı gücünde, taşınabilir ve tablet. Her şeyi ile dört dörtlük bilgisayar.  Yukarıda bilgisayarın ağırlığı ve özellikleri yazmakta, boyutu da ortada diyecek söz kalmamıştır. Nisan 2016’dan beri kullanmaktayım.

Drone

Dünya turumda 2014 yılından beri drone kullanıyorum. Drone ile çekilmiş video fotoğraf pek paylaşmasam da arada bir Instagram’da paylaşıyorum ve videolarda drone kullandığım anlaşılıyor. Yıllar içinde teknolojinin gelişmesiyle birlikte drone taşımak da çok kolaylaştı. Şu an bisiklet üstünde “DJI Mavic Air” bulunmakta. Küçüklük ve özellikleri göz önününde bulundurulduğunda böyle bir yolculuk için oldukça yeterli bir cihaz. Üzerinde 1 adet “Lexar 1000x 128Gb” bulunmakta.

Fotoğraf Makinası

Sony RX100 M5  2017 Kasım ayında bu cihazı kullanmaya başladım. Bundan önce kullandığım 3 kamerayı (Cannon Gx, Sony Nex7, Sony Alpa 7R Mark2) kırdığım veya bozduğum için bu kameraya geçtim. Kullanımı ve taşıması oldukça rahat bir kamera. Fotoğraf ve video kalitesi çok iyi. Özelliklerine baktığınızda bisikletle dünya turu yapan birine yetecek özellikleri ile sınıfında birinci olan bir kamera. Makinanın ufak olması cebimde ve ön gidon çantamda taşınabilmesini kolaylaştırıyor. Yolda pedallarken çekim yapmakta da oldukça rahat. Telefon uygulaması ile hem telefonu bir uzaktan kumanda gibi kullanabiliyor hem de kameradaki görüntüyü anlık telefona aktarabiliyorum. Wifi ve NFC özellikleri olması çektiğim görüntüleri telefons aktarmada büyük kolaylık sağlıyor. Cep telefonumu uzaktan kumanda olarak kullanıp çekimleri cep telefonu üzerinden yapabiliyorum. 3 yedek pille geziyorum. Bu cihaza ayırdığım iki adet “Lexar Professional 64 GB microsd 1800x SD” kart var.

Cep Telefonu 

Fotoğraf ve video çekip, yolculuk sırasında internete bağlanıp sosyal medyada anlık paylaşım yapmak amacı ile “Sony Compact X” kullanıyorum. Lexar Profesional 64GB microsd takılı. Bu telefonun beğendiğim özellikleri; 23MP fotoğraf makinasına sahip (çok iyi) ve düşük ışıkta inanılmaz fotoğraflar çekiyor, 4G bağlantı, 3GB Ram, 8.10 64 bit Qalcomm Core işlemci (bu boyda hızlıyım diyor) ve dayanıklılık (stamina modu). Bu modu şu yüzden seviyorum; Telefonun ekranı kararttığımda arka planda çalışan her şeyi otomatik kapatıyor. Çantadan çıkartıp fotoğraf çekeceğim sırada geri açtığımda da çok hızlı bir şekilde bütün uygulamaları çalıştırıyor. Böylelikle pil ömrünü daha fazla uzatıyor. 2.700 amph pili bu modda 4 günde telefon şarjını ancak bitirebildim. Cep telefonlarında fotoğraf çekerken otomatik netlemede de en iyisi şimdilik kendisi. Telefonu kapalı halde bisikletimde şarja taktığımda (tekerlek dinamosundan şarj ediyorum) %0’dan 2 saat 30 dakikada  %100 yapıyor. Gösterişi olmayan, avucuma sığan, telefonu tutarken baş parmağımla en tepesine erişebildiğim, 128 gram ağırlığı olan bir telefon. Verilerine ve özelliklerine bakarak benim için yeterlidir.

Aksiyon Kamerası

GoPro Hero 4 Black Edition -57 derecede çalışmaya devam ediyor. Ses kalitesini arttırmak için farklı bir kasa almak şart. 5 adet yedek pili, göğüse takma aparatı ve diğer aparatları mevcut. Lexar 64GB 1000x micro Sd takılı.

Müzik Çalar

Müzik çalarsız olmaz. Apple Ipod Nano 16Gb. İlk kullandığım İpod’u Aralık 2009 yılında almıştım. 2015 yılında pili çok çabuk bitmeye başlamıştı, değiştirmek zorunda kaldım. Sonrasında Sony marka mp3 player aldım fakat onun ömrü çok kısa oldu suya düştü. Eskisi ipod’umla bir süre daha devam ettim fakat sonrasında pili tamamı ile bitti.  Suya düşürmez ve kaybetmezsem bunla dünya turu biter. : )

Harici Disk

Fotoğrafların ve videoların boyutları oldukça fazla. Bir fotoğraf nereden baksanız 20 MB üstünde yer kaplıyor. Kaldı ki bu olayın içine yüksek çözünürlükte video da eklediğinizde (4k gibi) bu arşivi yedekleme sıkıntısı ortaya çıkıyor. Yanımda iki tane Segate 4TB disk var. Fakat bunlar yeterli olmuyor. Türkiye’ye şu zamana kadar 6 adet harici disk yolladım.

Harici Pil

Energizer 10.000mah cihazları şarj etme konusunda pek sıkıntım olmasa da bir önlem olarak yanımda 10.000mah’lik bir yedek pil de taşıyorum. Ne olur ne olmaz. : ) Aynı anda iki cihazı şarj etme olayı ile bana yetecek kadar güçlü ve küçük.

Traş Makinası 

Gillette Styler Fusion Proglide marka saç ve sakal makinasını tercih ediyorum. Malum bazı ülkelerde saç kesimine inanılmaz ücretler alıyorlar. Su geçirmeyen bu modele bir adet lityum kalem pil taktım mı uzun süre kullanıyorum. Yıllardır saç ve sakal tıraşımı çoğunlukla kendim yaparım.

Tripod ve Monopod

Fotoğrafları çekmek tripod ve monopod kullanıyorum. Kullandığım tripodun markası Sony VCT-R100 Hafif, dayanıklı ve güçlü. Yolculuğumda uzun süredir sağlam kalmayı başaran tek tripoddur. Kullandığım Monopod  Xs-Ssories . Bu monopod da gene çok uzun zamandır yanımda ve videolarda da kendisini görüyorsunuz. Dayanıklı kilit sistemi olan kullanışlı, tuzlu suda bile kullandığım iyi bir ekipman.

Elektronik Kitap 

Bu kadar yükün üstüne kitap taşımak tabi ki eşeklik olur. Çok gezen mi yoksa çok okuyan mı sorusunun cevabı; benim için okuyarak gezmek veya gezerek okumak. Bu yüzden yanımda Kindle marka elektronik kitap okuyucu taşıyorum. 5 senedir yoldayım, 57 adet kitap bitirebildim. Yolda ancak bu kadar oluyor. Kindle WhitePaper modelini 2012-2016 yılları arasında kullandım sonrasında bir kaza esnasında bozuldu. 2017 yılında “Kindle Oasis modelini kullanmaya başladım. Pili 58 gün dayanıyor. Oasis’in diğer Kindle modellerinden en büyük farkı su geçirmiyor oluşu. Bir çok kişi için önem teşkil etmeyebilir fakat bir önceki e-kitabım geçirdiğim kaza sonucunda suya düşmüş ve bozulmuştu. Wifi kullanıp internete bağlanma imkanı var. Bu şekilde Amazon’dan kitap indirebiliyorum. Türkiye’de e-kitap satışı yapan sitelerden kitaplar satın alıp Kindle’da okuyabiliyorum. Soğuk havalarda kullanma imkanım da oldu (-40’da çadırda kitap okumuşluğum var, sıkıntısız çalışıyor ) Hiç sorun yaşamadım. Ayrıca içine yüklediğim İngilizce sözlükle İngilizce kitaplar okurken bilmediğim kelimenin üstünü tıklıyorum hemen Türkçe anlamını görüyorum. Yolculuk sırasında okumaya devam! Bence her tur bisikletçisi veya sırt çantalı gezgin e-kitap edinmeli. Gideceği bölge hakkında yazarların ve araştırmacıların yayınlanmış kitaplarını da okumalı.

  • Fotoğrafta yer alan kitap Bahreyn’de tanıştığım sevgili Dilara Nagib’in (o zamanlar yaşı 16) yazdığı kitaptır.
2012’den bugüne kadar bisikletle yolculuğum sırasında okuyup bitirdiğim kitaplar

Yeryüzündeki en büyük gösteri, Üstü Kalsın, Türkler niçin müslüman oldu, Amerikan okullarının kapatılması (tez), Amerikan okulları (ilber ortaylı) , Çağdaş Arap Düşüncesi Üzerine, Etiyopya Türkiye ilişkileri,  St,Petersburg’tan Plevne’ye Gazi Osman Paşa, İletişimde mazeret yok, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 2011, Paris Düşerken, Pedalımda 5 ülke, Üç Kıtada Osmanlılar, Sapiens, Savaş Sanatı,Türk lokumu, Aleksander Von Humboldt Osmanlı anıları, İngiliz Casusun anıları, Afrika coğrafyası, Afrika Sahra’yı Kebir’inde Seyahat, Kur’an, Tevrat, İncil, Cumhuriyetin ilk yüz yılı, Ulusların düşüşü, Empati, Devlet-i Aliyye, Tarhihin Gölgesinde, Africa in world history, The Bicycle Touring BluePrint,  Queen of the Desert, Ireland to India with a bicycle, The Art of Stillness, Flight of the Storks, Fields of blood, Rotasız Seyyah, 300’ler komitesi, Aptalı Tanımak, Atatürk bir milletin yeniden doğuşu,  Atatürk’ün Anadolu’ya gönderilişi, Batı Felsefesi tarihi, Bu dinciler o müslümanlara benzemiyor, Cehaletin Rönesansı, Dahi Diktatör, Amerika’da ki imam,  Ey dünya insanları hepiniz Türksünüz,  Fizik Yasaları üzerine,  Öldüren sır, Gizli Tarih 1,  Hala Ciddiyim,  Pigmelerle dans,  Halicte yaşayan Simonlar, Ibni Batuta Seyahatnamesi , Kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi, Kürt Meselesi ve Said Nusri, Latin Amerika’yı anlamak, Latin Amerika’nın Kesik damarları, Milyarlarca ve Milyarlarca,  Sair ve Patron , Yeni Türkiye Cumhuriyeti, Tarihin izinde, Tarih Yazıcılık Üzerine, Osmanlı’da değişim ve Anayasal Rejim sorunu, İlber Ortaylı seyahatnamesi, Kadın Ruhu