Kampçılıkla alakalı yolculuğum boyunca edindiğim bazı tecrübeler

Gürkan Genç 5 ay önce 2 yorumTur Bisikletçiliği ve Tecrübeler9 dakikada okuyabilirsiniz

Kamp malzemelerimin markalarını ve daha fazla bilgiyi Ekipmanlar sayfasında okuyabilirsiniz

1 – Şehir, kasaba ve köylere yakın bir yerde çadır kuruyorsam çadırı kurarken görünmemeye özen gösteririm. Yerleşim yerinden yaklaşık 5 kilometre önce çadırı kurarım. Bazen daha yakına kurduğum da olur. Ters bir durum olduğunda yerleşim yerine yakın sayılırım, yardım istemek kolay olacak. Ertesi gün önümde ki şehri, kasabayı veya köyü gezmeye vakit ayırırım. Bütçem varsa bazen sabah kahvaltısını insanları seyrederek bir mekanda yapmayı tercih ederim. Bazı ülkelerde çadırımı şehrin veya kasabanın tam ortasına kurduğum da oldu. Bazen hakikaten param olmuyor veya yanımda  hostel veya otele yetecek kadar para bulunmuyor. Kredi kartı da kullanılmıyorsa uygun bir yer buluyorsun.

2 – Çadır kuracağım yer yolun yakınında bir yerdeyse, sürücülerin o noktada çadır kurduğumu görmelerini istemem.  Önce bisikleti yol kenarında bırakıp, çadırı kura bileceğim olası alanda keşif yaparım. Çadırı nereye kuracağımı, kuracağım yerdeki toprak ve bitki yapısına kadar incelerim. Şişme matımı patlatmak istemem. Sonrasında aracın olmadığı biranda bisikletin ve kendimin gözükmeyeceği bir şekilde o alana girer kendimi saklarım.  Eğer saklanacak bir yer yoksa yol kenarında durup dinlenirim. Kitap okurum, bisikletle ilgilenirim veya yemek yaparım. Hava karardıktan sonra çadırımı kurarım. Çadırı kurarken tepe lambasının kırmızı ışığını kullanırım. Geceleyin şoförler direkt olarak yola bakmak zorunda olduklarından yolun sağına soluna pek dikkat etmezler. Bisikletin üzerindeki parlayan kedigözlerine araç ışığının gelmemesine özen gösteririm ve asla kamp ateşi yakmam.

3- Çadır çantasının içinde ince su geçirmez iki çanta daha vardır. Yağmurlu bir gece sonrasında çadırın üst tarafını bu poşetlerden birine koyarım. Kısmen kuru olan ikinci kısmı diğer poşete koyarım. Bazen günlerce yağmurda gidip arka arkaya kamplar atıyorum.  Haliyle çadır hep ıslak fakat bu şekilde katlayıp topladığımda çadırı kurduğumda içinde yattığım kısım az nemli oluyor o kadar.

4- The North Face gibi bir markanın çadırının altına su veya çamur olacak diye ekstra bir branda sermem. Yılların ARGE çalışması ve deneyimi sonucunda bu çadırlar su geçirmez şekilde üretiliyor. Ayrıca yıllardır şahsen test ediyor ve firmaya bilgi veriyorum. Çamur olsa bile katlama tekniği ile çamuru başka yerlere bulaştırmam bu da tecrübe ile zamanla öğreniliyor.

5 – Çadır kazıklarım V şeklinde titanyum. Çadır kurulabilecek en sert zemine bile çakabilirim. Çakarken herhangi bir eğilme veya kırılma olmaz ( bu yazıyı yazdıktan 3 gün sonra 5 senedir ilk defa bir tanesini kırmayı başardım). Karlı, çamurlu, bol çakıl taşı dolu alanlarda kazıkların üstüne taktığım renkli ipler sayesinde de onları kaybetmem. Çakarken V kısmı çadır bakmayacak şekilde getirir üst kısmını 70 veya 60 derece yatay bir açı ile ipin içinden geçirip gergin bir halde çakarım.

6 –  Kulak tıkaçlarım vardır. Bazen öyle alanlarda çadır kurmak zorunda kalıyorum ki araç seslerini duymamak ve iyi bir uyku çekmek için gerekli oluyor. Belli aralıklarla değiştirdiğim olur o tıkaçları veya yıkıyorum. İnsanların rahatsız edebileceği, gelme ihtimallerinin olduğu  alanlarda bu tıkaçları kullanmam. Ayrıca bu kulak tıkaçları 10 kişilik hostel odalarında hrlayan birileri olduğunda da oldukça iş görüyorlar.

7 – Bisikletin üstünde yer alan çantaları asla çadırın içine almam. Gün içinde bisikleti park ettiğim alanlarda çantaların içine akrep, örümcek ve yılan girme olasılığı yüksek.  Kahverengi Akrep ve ülkemizde Sarı Ömer olarak bilinen örümcekte dâhil farklı cinste ve ebatta örümcekler çantalarıma yıllardır girerler çıkarması oldukça uğraştırır. Yolculuğumda Avrupa, Ortadoğu ve Afrika da kullandığım TNF Mountain 25 çadırımda ve Afrika Güney Amerika’da kullandığım TNF Triarch 1 çadırlarımda çantalar için uyduğum kısmın dışında bagaj bölümü var. Çantalarımı hep dışarıda o bagaj bölümlerinde muhafaza ederim. Sadece gidon çantamı çadırın içine alırım. Çadırın içinden sık kullanacağım diğer çantaları ise içerde otururken rahat ulaşabileceğim şekilde dışarıya giriş bölümünün yakınına koyarım.

8 – Bisiklet çantalarını her zaman çadırın bagaj kısmına koymam. Hatta büyük çoğunlukla bisikletin üstünde bırakırım. Kamp kurduğum yerler genellikle insanlardan uzak alanlar olduğu için hırsızlık durumu söz konusu değil. Eğer çantaları bisikletten söküp bagaj kısmına koyduysam, bisikleti çadırın içinde kafamı koyduğum alana yakın şekilde yan yatırırım.  Sonrada bisikleti oradaki pollerden birine kitler, kilit kısmını da fark edilmeyecek şekilde saklamaya çalışırım. Böylelikle bisikleti çalmak isteyen olursa beni de uyandırmış olacak.

9 – Eksili havalarda çadır kurarken ve toplarken çok dikkatli olmak gerekiyor. Bir kere -38 de çadırı eldivenlerle kurarken gerdiğim polu elimden kaçırdım ucu gözüme doğru gelirken biraz kafamı geri itmemle dişime çarptı ve dişin yapısını bozdu. Zaman içinde diş bedeni terk etti ve düştü (gerçi düşmesine yakın başka bir olay oldu işi kökünden hallettim).  Kışın eldivenlerle çadır kurarken yavaş ve daha dikkatli olmakta fayda var.

10 –  Kamp alanında asla çöp veya atık bırakmam. Hatta varsa bisiklette taşıyabileceğim kadar çöpü de yanıma alır yakında ki bir çöp kutusuna atarım. Kısacası arkamda iz bırakmamaya özen gösterim.

11 –  Her ülkede o kadar rahat kamp alanı bulamıyorum. Bazı ülkelerde hakikaten etrafı çitlerle çevrilmemiş alan bulmak çok zor. Örnek vermem gerekirse Hollanda, Güney Kore, Güney Afrika, Şili. Gün içinde çok yorulduysam ve hava kararmadan önce kamp atmayı düşünüyorsam ve her yer böyle tel örgülerle çevriliyse arazinin sahibine ulaşmaya çalışırım.  Fakat arazinin ucu bucağı gözükmüyor ve izin alacak birileri de etrafta yoksa hava kararmadan önce çantaları çitin öbür tarafına atarım sonra bisikleti bir şekilde çitin öbür tarafına geçiririm. Geç saatte kamp kurar, erken saatte toplanır yoluma devam ederim. Bazı ülkelerde bu olay ciddi sorunlar çıkartabilir özellikle Amerika’da

12 –   Normal mat veya yoga matı kullanmam.  En iyi kalitede, en iyi yalıtımı yapacak ve hafif olacak şişme mat kullanırım. -40 Uyku tulumumu, termal uyku tulumu içliği ile destekler böylelikle -50 üzerine çıkarmış olurum. Böylelikle bol eksili alanlarda çok hafif tek kişilik bir çadır taşırım.  Bahar aylarında sadece termal içliği kullanmam yeterli olacaktır. Bir tane şişme yastığım var. Fakat çoğunlukla gün içinde kullandığım kıyafetleri matın kılıfının içine koyarak kendime yumuşak bir yastık yaparım. Kullandığım markalar ekipman sayfamda yazar.

13 – Tencerem, tavam ve kaşığım titanyumdur ve tek seferde en fazla iki kişilik yemek hazırlayabilirim. Tenceremin içinde her zaman bir paket müsli bulunmaktadır.  Bunun yanında 3 paket 500gr spagetti, 4 adet tuna çantalarda eksildikçe tamamlarım. Kamp yapmaya karar verdikten sonra birkaç kilometre içinde bir market görürsem de mutlaka sebze meyve alırım.

14 – Bisiklet kadrosunda 2 adet 2 litrelik plastik şişe, 1 adet 2 litrelik termos toplamda 6 litre su her zaman vardır. Yerleşim yeri görmeyeceğim veya insanların olmadığı, araçların geçmediği alanlar için 18 Litrelik su tankı da çantalarımın içinde bulunmakta. Ayrıca en berbat suları filtre edebilmek için seramik filtre sistemi de gene çantamda yer alır. Bazen yol üstünde hiç hesapta olmayan yollara giriyor ve ıssız yerlerde kamp atıyorum. Bu yüzden her zaman çok suyla gezmeyi tercih ediyorum.

15 – Kışın kamp atıp çadıra girdiğimde üzerimdeki kıyafetleri çıkartır tulumun içine atarım. Sabah kadar hem terlemeden dolayı üzerlerinde oluşan nem gider hem de sabah kıyafetleri üstüme sıcak giymiş olurum.

16- Tulumun içine girdiğimde asla şort veya uzun paçalı bir şey giymem sadece iç çamaşırımla yatarım. Yaz kış aynıdır. Bu şekilde yatılabilmesi için tulumun kaz tüyünden olması şart. Kaz tüyü ürünler alırken ürünlerin üzerinde “R.D.S sertifikası (responsoble down  standart)” olup olmadığına bakın. Bu sertifikaya sahip olan firmalar hayvanların tüylerini canlı canlı yolma işlemi yapıp eziyet etmiyorlar.

17 – Tulumun içinde ayrı termal ayrı bir içlik kullanırım. Böylelikle tulumu yılda belki bir defa ya yıkarım ya yıkamam. İçliği fırsat bulduğumda mutlaka yıkarım. Uyku tulumunu yıkaması kurutması oldukça zor.

18 – Şimdilik aklıma gelenler bunlar aklıma gelmeyen çok detay var. Eğer sizin merak ettikleriniz varsa onları da yorum bölümüne yazarsanız. Bu listeye eklerim.

Gürkan Genç'e Destek Vermek İstiyorum!

  • Erkam Çelik

    Kitap yaz abi kesinlikle yazmalısın

  • Oğuz Öztürk

    Merhaba Gürkan öncelikle tekrar kolay gelsin. Sıcak havalarda hergün pedallıyor ve duş imkanın yoksa hem kendini hem de çamaşırlarının temizliğini nasıl yapıyorsun?